Cumhurbaşkanını halkın seçmesi konusunda 21 Ekim günü referandum
yapılacak. Referandum, halkı nesne gören ciddiyetten yoksun bir oylama
olarak gündeme gelmiştir.
Cumhurbaşkanını kimin seçeceğinden önce yapılması gereken Cumhurbaşkanının
yetkilerinin tamamen sınırlandırılıp sembolik düzeye çekilmesidir. Yeni
anayasa tartışmalarında da özellikle hükümet çevrelerinden yapılan
açıklamalarda Cumhurbaşkanının yetkilerinin sınırlandırılacağı
belirtilmektedir. Öyleyse sembolik bir Cumhurbaşkanını halka seçtirmenin
bir anlamı kalmamaktadır.
Eğer sessizce yetkileri sınırlanmamış bir Cumhurbaşkanı halka onaylatılmak
isteniyorsa, bunun adeta bir diktatör seçtirmekle eşanlamlı olacağı
açıktır. İster halkoyuyla olsun isterse başka yollarla olsun, bu tür bir
yetkilendirme anti demokratik olacak, “özgün bir iktidar odağı”
konumundaki Cumhurbaşkanı, bizatihi yine halkın oyuyla halka karşı
konumlanacak bir iktidar odağı konumunu güçlendirmiş olarak
pekiştirecektir. SDP referandum gibi demokratik bir yol görünümüyle
“diktatör” onaylatma girişimlerine karşıdır. Bir kişi çoğulcu olamayacağı
gibi demokratik temsiliyeti de sağlayamaz. Onun çoğulculuğu olsa olsa
etrafını saran bürokrasinin ve oligarşik devletin çıkarlarını gözetmenin
ötesine geçemez. Böylesi bir makamın bugüne kadar olduğu gibi emekçilerin
ve ezilenlerin lehine karar vermesi mümkün değildir.
SDP, dünyada çeşitli örnekleri bulunan “başkanlık sistemi” olarak
adlandırılan yönetim şeklinin anti demokratik olduğunu bilmektedir. Bu tür
girişimlerin hepsinin karşısındadır. Eğer temsilde bir adalet ve
demokratiklik isteniyorsa, ilk önce düşünceyi ifade ve örgütlenme
özgürlüğünün önündeki tüm engeller kaldırılmalı ve buna uygun olarak
siyasi partiler yasası, seçim sistemi değiştirilmeli ve yüzde 10 barajı
sıfırlanmalıdır. Halkı temsil edecekler böylesi bir yoldan seçilmelidir.
11. Cumhurbaşkanının askerlerin itirazıyla seçilmesinin önüne çıkarılan
engellere karşı bir yol olarak bulunan bu referandum, 11. Cumhurbaşkanının
meclis tarafından seçilmesiyle bu gerekçeden de yoksun kalmıştır. Gerçek
gerekçelerini yitiren referanduma sunulacak maddeden “11. Cumhurbaşkanını
halk seçer” ibaresinden “11. madde” çıkartılarak bu komediye son verilmiş
olunamaz.
Sosyalist Demokrasi Partisi, 12 Eylül Anayasası ile olağanüstü yetkilerle
donatılmış Cumhurbaşkanının, aynı yetkileri koruyarak halka seçtirilmesini
anti demokratik bir uygulama olarak görmekte, Cumhurbaşkanının
yetkilerinin sınırlandırılması ve sembolik düzeye çekilmesindeki ısrarını
sürdürmektedir.
SDP’liler, böylesine çelişkili, böylesine ciddiyetten yoksun bir oylama
karşısında sandığa gitmek için özel bir çaba içinde olmayacaklardır.
20 Ekim 2007