Burjuva medyasında süren özel olarak SDP’yi genel olarak ise sosyalizmi
karalayan kampanyayı bu zeminde sürdürmenin egemenlerin ekmeğine yağ
sürdüğü açıktır. SDP bu oyuna gelmeyecektir. Sosyalizmin çıkarları bize
bu zeminde bir tartışmaya girmemeyi söylüyor. SDP için bu tartışma
bitmiştir. Tüm üye ve dostlarımızı da bu zeminde bir tartışmaya
girmemeye çağırıyoruz.
Partimiz son olarak “plaza medyası”nın da katıldığı
yıkıcı bir kampanya ile karşı karşıya. Bu saldırı SDP ile sınırlı
kalmamış, onun şahsında sola ve sosyalizme yönelmiştir. Bu durumdan
tümüyle partiden ayrılan grubun yönetici kliği sorumludur.
Partimiz yaklaşık bir yılını, parti çizgisine itiraz
eden bir kliğin yıkıcı kampanyası
altında yaşadı. İftira ve çarpıtma dolu suçlamalar içeren bu kampanya
ile partinin devrimci çizgisine ve politik faaliyetine karşı olan
itirazlarını gizlemeye çalıştılar. Bu klik, kendi amaçlarına
ulaşamayacağını anladığında, yani partide azınlıkta kaldığında
kampanyayı parti dışına taşırıp partiyi yıkmaya yöneldi. Bu yol onları
“plaza medyası”nın SDP’ye karşı yürüttüğü kampanya ile birleştirdi.
Bununla bu kliğin gerçek yüzü dostlarımız tarafından görülmüştür.
Bütün bu yıkıcı adımlarla SDP saflarında karışıklık
yaratmaya, SDP’yi tecrit ve tasfiye etmeye çalıştılar. Yıllarca
egemenler karşısında omuz omuza mücadele edenlerin birbirlerine “düşman”
olmasını istediler. Ancak SDP’nin uzun yıllar süren deneyimi ve devrimci
geleneği bu adımların partiyi yıkmasını engelledi. Bu süreçte, partimize
karşı yürütülen yıkıcı kampanyanın etkileri altında partiyle mesafelenen
tüm devrimcileri birlikte oligarşiye karşı mücadeleye çağırıyoruz.
Partimizin
tüm kurulları demokratik süreçler içinde kesintisiz bir biçimde
çalıştı/çalışmaktadır. Önüne çıkan her sorunla ilgili gereğini yerine
getirdi. Bundan sonra da öyle olmaya devam edecek.
Partimizin, cinsiyetçiliğe karşı mücadelesi dün olduğu gibi, bugün de,
yarın da tavizsiz sürecektir.
Şovenizme ve militarizme, yani
Kürt sorununun çözümsüzlüğüne ve askeri vesayet rejimine karşı
kesintisiz bir çizgi izleyen SDP’yi bu yolundan döndürmek isteyenlere
yolları açık olsun demekten başka diyecek sözümüz kalmamıştır. İşçi
sınıfı devrimciliği Türkiye topraklarında bu iki meselede tavizsiz,
enternasyonalist bir çizgiyi zorunlu kılar.
“Plaza medyasında” çıkan
karalama kampanyası ile ilgili parti Genel Başkanımız Filiz Koçali’nin
basına ve kamuoyuna yaptığı açıklamayı MYK aynen
benimsemiştir.
Burjuva medyasında süren özel olarak SDP’yi genel
olarak ise sosyalizmi karalayan kampanyayı bu zeminde sürdürmenin
egemenlerin ekmeğine yağ sürdüğü açıktır. SDP bu oyuna gelmeyecektir.
Sosyalizmin çıkarları bize bu zeminde bir tartışmaya girmemeyi söylüyor.
SDP için bu tartışma bitmiştir. Tüm üye ve dostlarımızı da bu zeminde
bir tartışmaya girmemeye çağırıyoruz.
Genel Başkanımız Filiz Koçali 9 Aralık 2007 tarihinde
yapılan 3. Büyük Olağan Kongremizdeki konuşmasında;
“Dün toplanan 3.Konferansımız, parti gibi parti olma irademizi kesin bir
şekilde ortaya koymuştur. Yürünen yolda devam ediyoruz. İnanıyoruz ki,
bizi ve dostlarımızı kaygılandıran SDP içi krizin panzehiri parti gibi
parti olmaktır. Yürümekte kararlı olduğumuz yol, her türlü bedeli
ödemeye hazır olanların yoludur. Bu yolda atılan her adım, yalnız parti
içi krizi aşmamızı sağlamayacak. Aynı zamanda parti birliğini de yeniden
ve sağlam temellerde kurmamıza olanak verecektir. Bu yolda atılan her
adım, partiyi gençleştirecek, kadınlaştıracak, işçileştirecek,
kitleselleştirecektir.
Bu
kürsüden bütün inancımla şunu ilan ediyorum: Partimize kem gözlerle
bakanlar boşuna sevinmesin! Ve partimizin dostları hiçbir kaygıya
kapılmasın. SDP çizdiği yoldan bir adım bile gerilemeden yürüyecektir.
Üçüncü Konferansımız bu iradeyi gösterdi.”
dediği gibi, SDP için 3. Konferans ve Kongre ile birlikte
parti içi kriz
bitmiştir.
Böylece, SDP’nin, bölgesel savaş ve iç savaşın kapıda olduğu bu
koşullarda devrimci mücadelesini bir an bile aksatmadan sürdürmesinin
önünde hiçbir engel kalmamıştır.
12 Ocak 2008
Sosyalist Demokrasi Partisi
Merkez
Yürütme Kurulu