“Kara harekâtı” değil işgal!
“Kara harekâtı” bölgesel savaş ve iç
savaş demektir!
SDP, “sınır ötesi
operasyona” izin veren tezkere meclisten geçtiğinden bu yana ısrarla bir
“iç savaş ve bölgesel savaş” tehlikesine dikkat çekti. Bu “harekâtın”
basit bir operasyondan ibaret olmadığını belli bir toprak parçasını
ilhaka yönelik bir adım olduğunun altını çizdi.
Önce hava harekâtı ile
başlatılan süreç, son Milli Güvenlik Kurulu’nda alınan kararla Irak
Kürdistan’ı topraklarına işgal başlamış bulunuyor. Bu adımla Türkiye
egemenleri geri dönüşsüz bir savaş macerasının içine girmiş
bulunuyorlar.
Uzun yıllar Kıbrıs’tan
hak iddia ederek sonunda uluslar arası durumun verdiği olanakları da
kullanarak Kıbrıs’ı 40 yıla yakın işgal altında tutan Türkiye’nin, aynı
biçimde Musul ve Kerkük’ten hak iddia ederek “kara harekâtı” adı altında
gerçekleştirdiği işgalin gerçek hedefi “tampon bölge” adı altında Irak
Kürdistan’ı topraklarının bir bölümünü ilhak etmektir.
Kürt özgürlük
mücadelesini bu amaçlarının önünde engel olarak gören Türkiye bir yandan
kanlı bir tasfiye sürecine giriyor diğer yandan da hem sınırları içinde
bir Türk Kürt savaşını hem de bölge çapında bir savaşa kapılarını ardına
kadar açıyor.
Bununla birlikte
Erdoğan’nın Washington’da Bush’la vardığı mutabakatın sonucu ABD’nin
İran’a saldırı planlarına ortak olarak bölgesel savaşlara neden
olabilecek tehlikeli bir süreç başlatılmış bulunuyor.
Kürt sorununda askeri
yolların tümünü deneyen ve adeta bir vahşet siyaseti izleyen Türkiye
egemenleri bu çizgisini Irak Kürdistan’ını işgal ile derinleştirerek
içinden çıkılamaz bir bataklığa girmiş bulunuyor. Irak Kürdistan
Bölgesel Yönetiminin topraklarını, derinlemesine
50 km,
uzunluğuna 300 km’lik bir alanı “tampon bölge” olarak işgal etmek
gerektiğini her fırsatta dile getiren oligarşinin sözcüleri “kara
harekâtı” ile fiilen bunu gerçekleştirmeye başladılar.
AKP hükümeti bu kanlı
süreçten yararlanarak DTP karşısında Kürt illerinde birinci parti olmak
için her türü kirli ittifakın içine girerek savaş hükümeti olmuş
bulunuyor.
MHP ve CHP’nin ise bu
savaşların kışkırtıcısı oldukları açıktır. Başörtüsü meselesinde MHP-AKP
ittifakının “kara harekâtı” konusunda AKP- CHP- MHP ittifakına dönüştüğü
ve bir savaş cephesi kurulduğu ortadadır.
SDP, bu çılgınlığa dur
demek için tüm barış ve demokrasi yanlılarını vakit kaybetmeden harekete
geçmeye çağırıyor. ABD’nin Irak’ı işgaline karşı Türkiye’de harekete
geçen savaş karşıtlarının Türkiye’nin yaptığı bu işgal karşısında sessiz
kalmamaları gerektiğinin altını SDP bir kez daha çiziyor. Ve savaş
karşıtı hareketin asıl şimdi samimiyetini ispatlamanın zamanı olduğunu
hatırlatıyor.
Savaş cephesine karşı
barış cephesi için hemen şimdi!
22 Şubat
2008
Sosyalist Demokrasi Partisi
Genel Başkanı
Filiz Koçali