SOSYALİST DEMOKRASİ PARTİSİ:
Savaş Yollarını Kapatın, Müzakere Yollarını Açın!
14 Temmuz 2009
SDP bugün örgütlü olduğu tüm illerde, operasyonların
durdurulması ve müzakere yollarının açılması talebiyle basın açıklaması
yapıyor. Basın açıklamasının tam metni:
PKK’nin ilan ettiği tek taraflı ateşkes süresinin
dolmasına 1 gün kaldı. Cumhurbaşkanının ve hükümetin ileri gelenlerinin
söylemlerine karşın henüz görünürde “iyi bir şey” yok. Vaatlerin
üzerinden aylar geçti, değişen bir şey yok. Operasyonlar var gücüyle
devam ediyor. Birbiri ardına ocaklara ateşler düşüyor. Anaların ağıtları
yürekleri yakıyor. Buna karşın silah tüccarları, uyuşturucu kaçakçıları,
korucu ağaları, çete ve kontrgerilla yöneticileri durumdan faydalanmaya
devam ediyorlar.
Değerli basın mensupları
Kürt halkı barış istiyor. Yıllardan beri sürdürülen
kirli bir savaşta canından parça koparılan bir halk, dili, kültürü yok
sayılan bir halk bugün geçmişin düşmanlığı üzerinden değil, barış ve
kardeşlik üzerinden yeni bir sayfa açmak istiyor. Dostluk ve barış elini
Türk halkına uzatıyor.
Değerli basın mensupları
Kürt halkına karşı derin devlet çetelerinin
yaptıklarının ipuçları, Ergenekon süreci davalarıyla gün ışığına
çıkıyor. Onlarca yıldır anlattığımız kontrgerilla gerçeği faili
meçhuller bugün mahkeme tutanaklarına geçiyor, onunla da kalmıyor
bölgenin her yerinden 17 bin faili meçhulun kemikleri fışkırıyor. Ancak
bilinmelidir ki ortaya çıkanlar daha çıkacak olanların binde biri bile
değildir.
Ergenekon vasıtasıyla ortaya çıkmaya başlayan
gerçeklerin sorumluları yalnız içerde olanlar değildir. Bu bir devlet
politikasıdır ve bu politika 1980’den sonra daha da ivmelenmiştir. Bugün
devlet, bir avuç katili ve onların işbirlikçisini hedef göstererek, bir
tiyatro sahnesine dönüşmüş mahkeme ile suçlarından arınmak istiyor. Biz
bu tiyatro perdesine inanmıyoruz. Darbe yapmış olan anayasal güvence
altında iken yalnızca darbe planları yapanların yargılanmasını samimi
bulmuyoruz. Darbeci Kenan Evren’e insanlığa karşı suç işlemiş olduğu
halde “halk yargılanmamı isterse ben intihar ederim” arsızlığını
yaptıran güvencelerin ne olduğunu merak ediyoruz.
Değerli basın mensupları
Cumhurbaşkanının onayladığı asker kişilerin sivil
mahkemelerde yargılanması hakkında çıkarılan kanunu eksikliklerle
birlikte olumlu görüyoruz ancak yasa üzerinde yapılacak düzeltmelerin
kimleri yargılanmaktan kurtaracağını da merakla bekliyoruz. Kenan Evren
ve suç ortakları yargılanmadan, 12 Eylül’le hesaplaşılmadan, elleri Kürt
kanına bulanmış ve bin operasyonla öğünen Çiller, Ağar vb.
cezalandırılmadan Türkiye’de demokratikleşmeden bahsedilemeyeceği
açıktır.
AKP hükümeti Kürt sorununun çözümünde
göstermelik, güvenceden yoksun, kolektif hakları tanımayan girişimlerle
Kürtleri ve demokratik kamuoyunu kandırmaya çalışmaktadır.
Kürtlerin yanı sıra Türkiye'deki diğer
farklı kimliklerin varlığının tanınmasından, temel hak ve özgürlüklere
kadar yapılacak tüm düzenlemeler, yeni demokratik, katılımcı ve sivil
bir anayasayı zorunlu kılmaktadır.
Değerli basın mensupları
Türkiye siyasetine kara bir gölge gibi düşen bu
çete, mafya, derin devlet, Ergenekon -adına ne derseniz deyin-
yapılanmalarının en önemli sorumlusu, Kürt sorununda çözümsüzlük
politikasının sürdürücüleridir. Devlet bu zamana kadar demokratik ve
siyasal yoldan bu sorunu çözmek için adım atmamıştır, sonuç ise
ortadadır. Şimdi önemli bir momentteyiz. Açıktır ki bu sorun çözülmeden
bu sorunun ortaya çıkardığı durumlarla başa çıkılamaz. Sonuçlarla
uğraşılarak ilerleme sağlanamaz, esas olan, nedeni ortadan kaldırmaktır.
Şimdi atılması gereken öncelikli adım, “silahların karşılıklı olarak
susturulmasıdır”. PKK’nin ilan ettiği tek taraflı ateşkese cevap
verilmelidir. Öcalan’ın önereceği yol haritası dikkate alınmalıdır.
Kürtlerin muhatabı bellidir, devlet de muhatabını belirlemeli ve
silahların sustuğu bir ortamda müzakereler başlamalıdır. İçinden
geçtiğimiz durumun hassasiyeti gözden kaçırılmamalıdır. Bu savaş devam
ederse tarih önündeki sorumlular elbette bu sürece gereken önemi
vermeyen devlet ve hükümet yetkilileri olacaktır. Akacak kanın
sorumluları barış ve kardeşlik elini tutmayanlar olacaktır.
Değerli basın emekçileri
Sosyalist Demokrasi Partisi, Kürt sorununun
demokratik çözümü için mücadeleyi sınıf mücadelesinin ertelenemez
görevleri arasında görmektedir. Barış ve demokrasinin Türkiye
halklarının en önemli gereksinimi olduğunu tespit etmektedir. Bu açıdan
SDP, Kürt sorununun çözümü için DTP’nin öngördüğü “Yürüyüş eylemleri”
başta olmak üzere tüm demokratik eylemlere merkezi düzeyde destek verme
kararlılığındadır. Genel başkanımız Rıdvan Turan Çarşamba günü barış ve
demokrasi yürüyüşü için Diyarbakır’da olacaktır.
Son olarak Sosyalist Demokrasi Partisi, AKP
hükümetine ve ilgili çevrelere seslenmektedir:
PKK’nin ilan ettiği tek taraflı ateşkese cevap
verin!
Öcalan’ın yayınlayacağı yol haritasını dikkate alın!
Operasyonları durdurun!
Savaş yollarını kapatın, müzakere yollarını açın!
SOSYALİST DEMOKRASİ PARTİSİ
14 Temmuz 2009
http://www.firatnews.com/index.php?rupel=nuce&nuceID=10998
http://www.atilim.org/haberler/2009/07/14/Kurt_halkinin_baris_eli_tutulmali.html
http://www.bianet.org/bianet/siyaset/115855-kurt-sorununun-cozumu-icin-silahlari-susturun-diyalog-yolunu-acin
http://www.hurhaber.com/news_detail.php?id=211728
|